20 Ekim 2011 Perşembe

Çel Aklımı Çelakıl

Naber SS?

Benim de Facebook'taki gündeme göre paylaşım yapma fenomeninden etkilenip bu konuyla alakalı çok önemli düşünceler taşıdığımı zannediyorsan yanılıyorsun. Düşündüğüm hiçbir şeyin aslında çok önemli olmadığını 120 sayfa süren bol paragraflı, bol terimli ve bol alıntılı siyasi tartışmaları olan bir forumun tek gecede porno paylaşım forumuna dönüşmesine şahit olarak öğrendim.

Şu sıra Facebook'ta "banal milliyetçilerden daha zeki ve kalifiye bir insanım" alt metinli birbirinden uzun ve anlamsız yazılar paralayanlar ve her seferinde yeni bir fantastikliğe imza atan banal milliyetçilerin bir zamanlar İkinci Abdülhamit iktidarından kaçan Jön Türkler'in reankarneleri olduğunu düşünüyorum. Eğer facebook news feed'ine yeterince uzunca bir süre şaşı bakarsam sesli harflerden oluşan bir Namık Kemal silüetiyle karşılaşacakmışım gibi geliyor.

TNT'de Ömer Çelakıl'la HAYATIN ŞİFRELERİ programını izlerken yaşadığım ruhsal ferahlamayı tarif etmek mümkün değil. Rezzan Kiraz ağlayarak Mehmet Akif Ersoy'dan "Çanakkale Şehitlerine" şiirini okurken Ömer Çelakıl'ın hüzünize etmeye çalıştığı yüz ifadesi ve o hiç 3 numaraya vurulmayacak saçları arasında bir an ben de benliğimi yitirdim. Sanırım Dünya üzerindeki hiçbir televizyon stüdyosu bu kadar konsantre bir medya hortumunu yaratmamıştır. O vecd anında etrafımdaki her şey bu hortumla birlikte dönmeye başladı. Rezzan Kiraz'a sadece mısra sonu kafiyelerde ağlayarak eşlik eden ilahiyatçı olduğundan şüphelendiğim amca, aslında hava durumu sunması gerekirken bu programın moderatörü olmak durumunda kalmış gibi görünen kadın ve Ömer Çelakıl'ın çenesine götürerek DÜŞÜNCELİ görünme sürecine katkıda bulunan eli. Bütün bunlar odamda bilgisayar ekranının üstünde bana bakıyor, kül tablasının yanında duruyor ya da kahvaltı tabağımın içinde yüzüyordu. Kendime geldiğimde "I love you" diyen Husky cinsi köpeği izliyordum.

Zamanın bir noktasında "fikir yazısı" adı ya da etiketi vermek gibi iddialı bir kolpalıkla yazı yazmaktan o kadar korkuyorum ki, kıymeti kendinden menkul fikirler üretmemek adına beyin ölümü sipariş edebilirim. Sosyolojimiz bir yerlere akıp giderken insanlar fikirlerinin önemli olabileceği yanılgısına hangi talihsiz olaydan sonra kapıldılar çok merak ediyorum.

Keşke Fenerbahçe hemen Türkiye Kupası'ndan elense de insanlar başka konularda yine aynı sıkıcılıklarını gösterseler. Doritos reklamlarına malzeme olacak kadar beyinsizleşmiş İNTERNET ANTROPOLOGLARI arasında katılıyor olmaktan da cidden nefret ediyorum. Sonuçta beyinsiz olmadığını söyleyebilmek için etraftakilere beyinsiz demek de ayrı bir mallık.





0 Tiriviri: