İnsanların Adnan Oktar videolarının remake'ini çekmekten ileri gitmediğini görmek seni de üzüyor mu bilmiyorum ama ben artık Türkçe tek komik içeriğin zaytung'dan sağlandığını düşünmeye başladım.
Sopranos'u yeniden izlemeye başladım ve diziyi ilk izlediğimde hakkını veremediğimi fark etmem bana korkunç bir azap veriyor. Sopranos'u yeterince övmediğim için hayatımdaki herkesten özür dilemeyi düşünüyorum. Cidden insanlara yapabileceğim en büyük kötülük onlara Sopranos'u anlatmamak olmuş olabilir.
Dün dünya üzerinde en büyük seveni olduğum grup Vega'nın konserine gittim. Muazzam bir bilet fiyatı ödemiş olmama rağmen içim hiç acımadı. Üstelik ayakta onlarca orta yaşlı insanın arasında onlarla dirsek teması kurmadan eğlenmeye çalışmanın azabını bile ilk defa tatmadım. İnsanın sevdiği şeyler bazen ona muazzam bir kalkan olabiliyormuş bunu öğrendim. Gerçekten dünya üzerinde hiçbir şey İz Bırakanlar Unutulmaz şarkısını bir oda dolusu zenginle beraber söylemek kadar huzur veremiyor.
Bedelli askerlik tartışmaları o kadar yoğun bir kıvama geldi ki iki gündür rüyamda askerlik yapmamak için yüksek lisansa başvurduğumu görüyorum. Her seferinde benden geometri çözmemi istiyorlar ve ben sürekli olarak hipotenüs'ünü bulmaya çalıştığım bir üçgenin içinde kayboluyorum. En sık gördüğüm kabus türünün birinin cenazesi ya da biriyle kavga etmem değil de matematik sınavları içerisindeki acziyetim olması çok acıklı. Üstelik son 5 yıldır parantez içerisine rakam bile yazmamış bir matematik geçmişine sahip olmama rağmen.
Bazen her şeyi bir kenara bırakıp sıkı bir Duman-Mor ve Ötesi dinleyicisi olup sürekli Bostancı Gösteri Merkezi civarında takılmayı düşünüyorum. Hiçbir şey 16-23 yaş aralığındaki insanlar kadar izole ve çok bilmiş olamaz. Gerçi Türkçe Rock kavramının kendisinin bu yaş aralığından bile daha itici olması gerçeğini de unutmamak lazım.
Sıradaki yazım ebeveynleri rock müzik dinlediği için kendini akranlarından daha cool zanneden çocuklar hakkında olacak. O zamana kadar kendine iyi bak.


0 Tiriviri:
Yorum Gönder