3 Aralık 2011 Cumartesi

Çığ

Naber SiSmik?

Gerçekten de hayatımın işini bulmuş olabilirim. Kurumsal bir şirkette asla tutunamayacağım korkusuyla cebelleşirken çayın sınırsız, sigara arasının kısıtlanmadığı ve BİLGİSAYAR BAŞINDA MATEMATİKLE UĞRAŞMADIĞIM bir işin bana sadece kurumsal bir bünyede sunulduğunu fark ettim.

Kurumsallıktan korkmam kendimi çok RAKÇI zannetmemden falan kaynaklanmıyor. Zaten The Wall'u izledikten sonra girdiğim tiksinme hissinden dolayı bir daha Sopranos dışında 50 dakikadan uzun hiçbir şeyi izlemeyeceğime söz vermiş birisiyim ben. Ayrıca "kurumsallık çok sahte yeaaa" insanlarının bu dünyanın en sahte yaratıkları olduğunu gizlemek için böyle kolpa bir iftira attıklarını biliyorum. Girdiğim mülakatlarda bana bir şey içmek isteyip istemediğimi hep "kurumsallar" sordu ama diğerleri bana bir şey ikram etmek bir yana pahalı sigaralar içmeyi sevdiğim için İNSANLIK SUÇU işliyormuşum gözüyle baktılar.

Zaten hiçbir zaman insanın dinlediği müziğe göre hayat felsefesini de belirlemesini inandırıcı bulmadım. Eğer bulsaydım zaten şu anda gerizekalı gibi üniversiteli cazı ve yerli indie gruplardan bahseden sıkıcı biri olurdum. Sen de fark ettin mi bilmiyorum ama artık YERLİ INDIE grupları bilmemek başkalarının gözünde sürekli PATSO yiyen biriymişsin gibi görünmene yol açıyor. Bir zamanlar 18 yaşında olmasına rağmen İNANILMAZ şiirler yazdığını zanneden beyin hasarlı akranlarımın bugün Babylon'da şimdinin 18 yaşında MUHTEŞEM şiirler yazdığını zanneden insanlarına konser vermesi baya güzel. Bu sistemin hiçbir yerine bulunmamak canımı o kadar acıtıyor ki Küçük İskender'le anısı olduğunu her fırsatta söyleyen 196 tanıdığımdan hayat hakkında tavsiyeler alacağım. 2001-2008 yılları arasında yolu bir kere Taksim'e düşmüş tüm insanların Küçük İskender'le bir anısı olduğunu neden herkes bilmezden geliyor? Küçük İskender, Tarkan mı ki onunla yaklaşık 163 saniye süren bir diyaloga girmiş olmanın şaşırtıcı olduğu düşünülüyor? Ter korkarken dışarı çıkmak kadar sevmediğim bir şey varsa o da ünlü aşıklarıdır.

Bir gün ben de yeni tanıştığım insanlarla girdiğim ilk dört muhabbetim içerisinde "çok kitap okuyorum" imajı yaratacak kadar cool olacak mıyım çok merak ediyorum. Zaman geçtikçe nefret ettiğim insan ve davranışların sayısı o kadar arttı ki her şeyi olduğu gibi bırakıp hatıralarımdan ayrı başka bir eve çıkmayı düşünüyorum. İnsan hayatını öğrenci evine benzetmeye çalışırken kurduğum bu berbat cümle bile ne kadar üzgün ve sinirli olduğumu umarım göstermiştir SS.

0 Tiriviri: