8 Aralık 2011 Perşembe

This is KGB, Biatch

Selam SuSkevich,

Bugün size başımdan geçenleri anlatmak istiyorum. Bugün resmen kuryelik yaptım. HOROYİN kuryeliği gibiydi. Her ne kadar taşıdığım şey kahve çekirdeği de olsa paketi ulaştıracağım kişi Rus olduğundan olaya değişik bi hava kattı, yalan söylemeyeyim. Görevi pater familias'tan aldım, benimle pek bir alakası yok işin kahve boyutunun.

Aksaray'da bir oteli aradım önce. Oteli buldum, resepsiyondaki saçı arkadan kıl kuyruklu eleman, bana dışarda sigara içenlerin içindeydi en son dedi. Dışarı çıktım, etrafımda benden uzun Ruslar vardı (boyum 1.86 amına koyim).

"Good afternoon, I am looking for Mr. Stas, is he around?" asked Tumerg.

"Mister?!" laughed the Russian guys.

Nasıl hoşlarına gitti anlatamam. Kürt görünümlü İstanbul bebesi geliyor, kibar bir İngilizce'yle arkadaşlarını soruyor. Gül gül öldü ibneler... Aralarından biri bana Türkçe "abiye sor" derken, diğerleri hala birbirlerine "mister" diyerek gülüşüyordu. Herhalde arkadaş ortamında taşak geçilen, eziklerin efendisi bi tipmiş de o yüzden böylesine güldürdü mister denmesi diye düşündüm. Yapacak çok önemli işim vardı, ayrıca İngilizce konuşmuyorlardı. Bu sebeple hızla abinin yanına gittim.
Abi dediği, otelin olduğu köşede kuruyemiş satan, çok sert aksanlı bir Güneydoğuluydu. Stas kimdir nerdedir ona sordum. Abi bana bir lokanta tarif etti, yemeğe gittiğini söyledi ve ekledi:
"Beyaz saçlı, gğhkırmızı montu var."
Bulduğum yer tam bir esnaf lokantasıydı. Kadınlı erkekli Rus bir grup yemekteydi. Aralarında kırmızı montlu birini gördüm, beyaz da saçlıydı aynı zamanda. Masaya yaklaştım. Yaklaştıkça farkettim ki aslında 30 yaşlarında tall and well-built bi ademoğlu.
"Stas?" (Mister falan filan yok, götünüz kalkıyo sonra ibneler)

"Дa, кофе?"

"Coffee, evet."

Çantamdan küp şeklindeki kutuyu çıkartıp ona uzattım. Sonrasında olanlar biraz garipti; elini cebine attı ve hayvanoğlu hayvan gibi para tomarını eline aldı. İçinden bana 100 dolar verdi. Taksi paramı verecekleri doğruydu da, taksiye Gebze'den binmemiştim. Benjamin'le selamlaştıktan sonra Stas'a afiyet olsun dedim, sağol dedi. Bunları Türkçe yaptık.

Evet vakit kaybetmeden çıkardığımız sonuçlara geliyoruz:

1. Ruslar İngilizce konuşmuyor. İsteseler konuşurlar, gördük o kadar Red Alert Med Alert...

2. Ruslar kocaman. Putin ve kankası Medyeyevevev kısa örnekler. Sanki bu ikisini görmüş gibi örnek göstermem ise paha biçilemez.

3. Bir saat içinde girdiğim bu action: KGB Mode On.

На здоровье!

3 Tiriviri:

drunken lullabies dedi ki...

Hepsi yalan amına koyim. görüyoruz çok kötü bi millet ruslar nerede mickey rourke gibi rus amk.
http://www.youtube.com/watch?v=siQgD9qOhRs
there will be blood in the water and the sharks will kam

Fitah Tencur dedi ki...

son dönemde gördüğüm en sağlam ekşın. sayende sağlam bir aksiyon filmi izlemiş kadar oldum. neden böyle blogger kıza yavşayan erkek yorumcu gibi yazıyorum bilmiyorum ama bayaa iyi sonuçta.

@drunken: yanlış batılılaşmasın olm sen

Ercument dedi ki...

drunken batılılaşmasın